Sohbet Girişi

Türkiye Burada Sohbet Ediyor

kullanıcı
şifre
* Şifreniz yoksa boş bırakabilirsiniz.
Mobil Sohbete Bağlan
play store app store

Evli Çift Grup Seks Hikayeleri

Evli Çift Grup Seks Hikayeleri

Evli çift internette tanıştığı erkek ile evde grup seks yapıyor. 30 yaşında evli bir kadınım. Adım Gül. Üç yıllık evliyim ev hanımıyım. Eşim Mert 33 yaşında işinde gücünde sakin biridir. Seks hayatımız her evli çift gibi gidiyordu. Eşim benimle porno filmler izlemeye, hikayeler okumaya bayılıyordu. Ben de ona uyuyordum. Çünkü arkasından çok güzel bir gece geçiriyorduk. Beni zevkten delirtiyordu sonrasında…

Zamanla internete takılmaya, beraber chat yapmaya başladık. Erkeklerle konuşmamı istiyordu kocam… Ben ilk başta yadırgamıştım bunu, istemiyordum açıkçası… Onun ısrarları, benim de heyecan duymaya başlamam bizi hiç tanımadığımız yabancı erkeklerle bu konuları konuşmaya, fikir alışverişinde bulunmaya itti. Minik sohbetler oluşmaya başladı. Zamanla bu sohbetlerin seks dozu, erotizm seviyesi gittikçe arttı.

Fakat bu sohbetler anlık oluyor, orada kalıyordu. Devam ettirecek, düzgün birini bulamıyorduk. Kimisi çok sapık, kimisi aceleci, kimisi ukala… Birine selam versek borçlu çıkıyorduk, sürekli rahatsız etmeye, saçma sapan konuşmaya başlıyordu. Biz ise bana gerçekten değer verecek, her şeyi paylaşabileceğimiz birini istiyorduk.

Zaman içerisinde sonunda aradığımız kişiyi bulduk, kesintisiz görüşüp konuşmaya başladık. Adı Mustafa. 30 Yaşında işi gücü olan evli biriydi. Yıllardır evli bir çiftle tanışamadığından dert yanıyordu. Bizim gerçek olmamızı çok istiyordu.

Kocamla bir süre konuşup tartıştıktan sonra kararımızı verdik, kamerayı açtık. Üzerimde eşofmanlarım vardı mazbut ev hanımı havalarındaydım. Çok yakışıklı çok kibardı. Hiç acelesi yoktu ve konuşmaları çok seviyeliydi. Sabaha kadar oradan buradan konuştuk, arada seks konusuna da girdik.

Her gün konuşuyorduk artık. Eşim varken de yokken de Mustafa’yla sohbetlerimiz devam ediyordu. Benimle gerçekten ilgileniyordu. Benden hoşlanıyordu. Her şey çok iyi gidiyordu. Arada yaramazlıklar da yapıyorduk.

Memelerimi anlık açıp göstermekten, kamera karşısında yüzümüz görünmeden amımı okşamaya kadar vardık. O da bize kendi muhteşem aletini gösterdi. Eşimle öpüşürken, ya da eşim beni okşarken bizi izliyor, iltifatlar ediyordu.

Fantaziler anlatıp birbirimizi heyecanlandırıyorduk. Kamerayı kapatıyor, bizim sadece seslerimizi duyabilecek şekilde eşimle hararetli bir şekilde sevişiyorduk. Bizi görmese de olaya kulak misafiri olup seviştiğimizi bilen ve inlemelerimizi, kopardığımız zevk feryatlarını dinleyerek masturbasyon yapan birinin varlığı, bizi de çok tahrik ediyordu. İnanılmaz haz duyuyorduk bundan.

Uzun denilebilecek bir zaman sürdü bu sohbetler… Mustafa ve eşim artık görüşmek istiyorlar, ben bir türlü olur diyemiyordum. Çok zor bir durum bilirsiniz. Resmen sevgilim vardı her fırsatta görüştüğüm, sanal seks yaptığım… Eşim de bunu biliyordu. İki erkek vardı hayatımda… İkisi de benim mutlu olmam için uğraşıyorlardı gerçekten…

Benim sınırlarıma saygı gösteriyordu Mustafa. Her şeyimi biliyordu artık. Ama her şeyimi… Sekste nelerden hoşlandığımı bile… Ve sonunda, nihayet ben de eşimin isteğine uyup Mustafa’ya buluşmaya onay verdim.

Farklı şehirlerdeydik. Bayağı da uzaktık. Kararlaştırdığımız gün, ben her zamanki gibi giyindim. Üzerimde bir kazak altımda uzun etek, başımda örtümle onu karşılamaya gittik. Hiç konuşmuyorduk ama ikimiz de heyecan içindeydik.

Mustafa otobüsle geldi. Otobüsün içerisindeyken tanımıştım onu… Eşim ayrı bir yerde, ben ayrı bir yerdeydim. Tedbir almıştık kendimizce… Hala son aşamada fikrimi değiştirebilirim diye düşünüyordum.

Mustafa beni öylesine bakarken gördü ama tanıyamadı. Beni hiç örtülü görmemişti çünkü. Vücudumdaki benlerime varıncaya kadar, en küçük ayrıntılarıma kadar bilen adam örtümden dolayı beni tanıyamamıştı.

Eşimle tokalaştılar. Hava soğuktu. Benden uzaklaştılar biraz, ben indirme peronunda kaldım. Onlar otogara girdiler. Eşim arıyordu.

“Sen arabaya git aşkım, geliyoruz.” dedi. Sadece tamam diyebildim. Arabaya gittim, beklemeye başladım. Bir an önce eşimin gelmesini bekliyor ve evimize gitmek istiyordum. On dakika sonra ikisi birlikte karşıdan geldiler. Hiç bir şey düşünemiyordum.

Eşim direksiyona geçti. Mustafa arkaya oturdu ben de öndeydim. Eşim bana gülümsüyordu, bense çok tedirgin, ölesiye heyecanlıydım. Eşim gaza bastı. Mustafa,

“Hoşgeldin demeyecek misin Gül?” dedi. Başımı çeviremedim bile heyecandan, titreyen sesimle öylesine bir

“Hoşgeldiniz” dedim. Sizli bizli konuşmam onu susturmuştu. Neden öyle dedim bilmiyordum gerçekten. Eve geldik, arabayı park etti kocam… Ben öndeydim, eşimle Mustafa arkamdan geliyorlardı. Apartmana girdik. Hızlı hızlı açıyordum kapıları… Sanki biri bizi görecek, yakalayacak, suçluymuşuz gibi…

Zemin kattaydı dairemiz. İçeri girdik. Orada göz göze geldik ilk. Salona geçtik. Montunu çıkardı, aldım. Bir elimde montu vardı. Elimi uzatarak,

“Hoş geldin Mustafa…” dedim. Sıcacık bakıyordu. Gülümseyerek,

“Hoş bulduk Gül…” dedi. Öpsem mi, öpmesem mi, yanaktan mı, dudaktan mı derken, heyecandan titreyen elimle sadece tokalaştık. Gidip montunu astım. İçeri giremiyordum tekrar… Heyecanla kapının önünde bekliyordum. Nihayet kapıyı açıp

“Ben yemek hazırlayayım” dedim. Aslında yemek hazırdı. Sofra hazırlanacaktı sadece. Mutfakta bir sigara içtim. Salondaki masaya sofra kurmaya başladım.

“Yardım edelim mi?” dedi eşim.

“İyi olur” dedim. Kısa sürede kurduk sofrayı hiç konuşmadan. Yemek yerken de pek konuşmadık. Mustafa’nın yolculuğu ve havaların soğuk olması dışında. Yemekten kalktık sofrayı birlikte topladık. Mustafa

“Bulaşığa yardım edeyim mi?” dedi. Eşime baktım kararsızlıkla, onunla yalnız kalmaktan ürküyordum hala…

“A, olur tabi, iyi olur” dedi eşim. Biz Mustafa’yla bulaşıkları yıkıyorduk. Benim suskun ve tedirgin halim onun duyarlı gözlerinden kaçmamıştı tabi…

“Gül, lütfen rahat ol. Güzel bir akşam geçiririz. Sadece arkadaş gibi. İsterseniz hemen de gidebilirim. İstersen hemen, bu gece giderim. İstersen iki gün burda kalabilirim. Sizi üzecek halim yok. Tüm karar Mert ve senin…” dedi.

Onun bu sözleriyle rahatlamıştım. Eğer istemezsek Mustafa zorlamayacaktı bizi, bunu bilmek içimi rahatlatmıştı. Bulaşıkları yıkadık.

“Baş örtünü çıkarmayacak mısın?” dedi. O söyleyince farkına vardım, hala başımda duruyordu örtü,

“Çıkartırım elbette, her zaman taktığım şey değil” dedim.

Salona gittik. Saat sekiz olmuştu. Eşim beni çağırdı yatak odasına girdik. Sarıldı.

“Benim güzel karıcım, nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?” dedi.

“Bilmiyorum aşkım. Ama çok heyecanlıyım, ayaklarım yere basmıyor. Peki sen nasılsın, ne hissediyorsun?” dedim.

“Ben iyiyim.” dedi eşim, “Otogarda ben de senden farksızdım ama rahatladım sonra sonra… Şu anda çok rahatım, iyiyim.”

“Öyleyse ben de iyiyim” dedim. Gülüştük. Uzun bir öpücük kondurdu dudaklarıma.

“Anlıyorum, çok heyecanlısın, farkındayım. Ama rahat ol, ne gelirse içinden onu yap bir tanem…” dedi ve salona döndü. Çay koydum hemen.

Yatak odasına geçip tamamen soyundum. İçime hiç bir şey giymedim. Tek parça kırmızı bir abiye elbisem vardı. Üçgen göğüs dekolteli ip askılıydı. Sırtı da dekolteydi. Uzun saçlarımı tokayla en yukarıda topladım.

Ten rengi ince külotlu çorabımı giydim. Elbisemin etek boyu dizlerimin bir karış üzerindeydi. Kırmızı parlak bir ruj sürdüm dudaklarıma… Aynada baktım kendime. Çok hoş olmuştum. Eşim içeriden seslendi.

“Çay koydum, beş dakikaya geliyorum” dedim. Çay olmuştu. Tepsiye koydum, yanına çerez de koydum. Salona gittim. Elimde tepsiyle içeri girdiğimde ikisi de şok oldular, parlayan gözler üzerime dikildi. Ben umursamaz davrandım. Rahat olmaya çalışıyordum. Tepsiyi masaya koydum. Eşim,

“Aşkım, çok güzel olmuşsun” diyordu. Mustafa’ya dönüp

“Mustafa, sen beğenmedin mi yoksa?” dedim.

“Çok beğendim Gül, ama dilim tutuldu. Söyleyecek kelime bulamıyorum” dedi o da…

İki erkek tarafından böyle beğenilmek hoşuma gitmişti. Çok heyecanlıydım. Ellerim titriyordu. Arkamı dönüp onlara çayları doldurdum. İkisi de popoma bakıyorlardı emindim. Çayları ikram ederken ikisinin de gözleri yuvalarından çıkacak gibiydi göğüslerime bakarken…

Eşimin yanına oturdum. Mustafa karşımdaydı. Bacak bacak üstüne attım. Mustafa bacaklarımdan gözlerini alamıyordu. Ne kadar güzel, arzu dolu ve seksi bir kadın olduğumdan bahsediyordu kocam… Eşimin bu konuşmaları biraz utandırıyordu beni ama bir yandan da çok rahatlatıyordu.

“Baksana Mustafacım, nasıl seksi, nasıl güzel görünüyor karıcığım… Her gün yeniden aşık oluyorum karıma… Daha çok bağlanıyorum. Onun mutlu olması için hayatımı verebilirim.”

“Abartma kocacım bu kadar…” diyerek gülümsedim. “Peki Mustafa, siz nasılsınız eşinle, aranız nasıl? Neden sen tek erkek olarak görüştün bizimle, karın ilgilenmiyor mu bu konularla?”

“Ah, derdim çok büyük bu konuda Gül… Dışarıdan bakıldığında güzel bir evliliğimiz var. Ama karım cinsel yönden çok tutucu birisi… Hiç böyle ateşli bir elbiseyle, makyajla karşıma çıkmadı karım… Yatak olayını hiç sormayın. Bir tek misyoner olayımız var, başka hiç bir şey yok. Ön sevişme yarım yamalak, karanlıkta seks, oral yok, anal hiç yok…”

Yana yakıla anlatıyordu karısını… Kendime inanamıyordum. Neler konuşuyordum elin adamıyla? Hem de üzerimde seksi bir elbiseyle, bacak bacak üstüne atmış, onun karşısında kocamın yanında… Adamın cinsel hayatından bahsediyorduk çok normalmiş gibi…

Bir türlü bu düşünceleri kafamdan atamıyordum. Ne kadar rahat davranmaya çalışsam da ellerim ve sesim titriyordu. Sohbet ediyorduk. Ara sıra konuşacak bir şey kalmayınca Mustafa ya da eşim devreye giriyor konuşmaya devam ediyorduk. Zaman geçiyordu bir şekilde…

Çay bitmişti. Kalktım, mutfağa gidip tekrar çay koydum. Yatak odasına girdim. Mavi askılı kısa eteğimi giydim. O kadar kısaydı ki her yerim görünüyordu. Mavi bir külodum vardı onu da giydim. İçeri girdim.

“Oooo..” dediler ikisi de hayranlıkla… Ben utangaç bir şekilde, tekrar eşimin yanına oturdum. Mustafa’nın karşısına… Bacak bacak üstüne atmadım ama, zaten ne kadar uğraşsam da oturduğum yerde, külodumun görünmesine engel olamıyordum.

Mustafa da fark etmişti rahat edemediğimin sanırım, pek bana bakmamaya çalışıyordu. Sohbet ediyorduk artık daha çok konuşuyordum. Beni konuşturuyorlardı bilerek.

Çay için mutfağa gittim. Eşim arkamdan gelmişti. Mutfakta sarıldı bana uzun uzun öptü dudaklarımı.

“Hayatım, hala tedirginsin. Eğer ben istediğim için yapıyorsan söyleyelim adama gitsin.” dedi. Hiç bir şey söylemedim.

“Şu çay olayını da boş ver artık…” Dolaptan viski şişesi çıkardı. “Biraz içki alalım, hepimiz rahatlarız, işler kolaylaşır.”

Eşim içeriye gitti Mustafa’nın yanına… Ben ne yapacağımı bilemeden mutfakta sigara içiyordum. İkinci sigarayı yakmıştım. Mustafa geldi bu kez… Elim ayağım her yerim titriyordu.

“Nasılsın Gül?” dedi yanıma yaklaşarak, “Bak, eğer rahatsız hissediyorsan bana söylemen yeterli..”

“Yok rahatsız olmadım aslında… Sadece, duruma alışamadım. Çok tuhaf hissediyorum. Fakat bir şekilde gitmeni asla istemiyorum dedim. Sadece ne kadar çabalasam da eşimin yanında… Ne bileyim, açıkça bunu söylemek zor” dedim.

“Seni anlıyorum” dedi. Ayaktaydık yaklaştı elimi tuttu. “Lütfen rahat ol sevgilim… Gitmemi istersen hemen giderim. Ama yalvarırım kalmama izin ver, inan pişman olmayacaksın” dedi.

Öleceğim sandım. Cevap veremedim. Ellerimi bıraktı eşimin yanına gitti. Sevgilim demişti bana sanal sohbetlerimizde, telefonda yüzlerce kez demişti aslında ama çok hoşuma gitmişti bu sefer…

Evet bir sevgilim vardı gerçekten bir sigara daha yaktım karar vermem gerekiyordu. Her şeyimle onu istiyordum ama bu noktadayken bile hala çok korkuyordum. Kararsız bir şekilde viski şişesinin yanında kadeh ve buz kovasını tepsiye koyup içeri gittim.

Tüm seksiliğimle kocama ve sevgilime viski ikram ettim. Küloduma kadar görüyorlardı popomu farkındaydım. Umursamadım hiç. Kadehleri istedikleri şekilde hazırladım, ellerine verdim. Oturduk, kadehlerimizi tokuşturup yudumlamaya başladık, sohbete devam ettik.

Kocam haklıymış, viski kanımı ısıtmıştı. Artık daha rahat davranıyordum. Kendimi kaptırmıştım. Mustafa bana aşkım sevgilim diye hitap ediyordu. Ben de canım diyebiliyordum sadece… Çok tuhaf gelmiyordu artık.

İkinci, ardından üçüncü kadeh viskiler de bitmişti. Saat çok ilerlemişti. Tepsiyi götürdüm mutfağa eşim geldi arkamdan.

“Eee?” dedi “Gül hanım, ne yapıyoruz? Saat gece yarısı…” dedi.

“Sen gerçekten istiyor musun aşkım?”

“Şaka mı yapıyorsun hayatım? Bunu her şeyden çok istediğimi biliyorsun. Ama senin de istemen gerek. Mustafa iyi biri… İstemezsen gidecek. Ama buraya kadar geldi bu iş, lütfen yarıda kalmasın”

Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Çok istiyordum. Sarıldı kocam “Evet, Ne diyorsun? İstiyor musun?” dedi.

“Evet” diyebildim. “Evet, istiyorum”

Nasıl demiştim bilmiyordum ama sonunda evet diyebilmiştim. Yüzüne bakamıyordum kocamın… Halbuki her şeyi o ayarlamıştı. Beni bir şekilde buna hazırlayan kocamdı. Ama yine de çok tedirgin olmuştum. Eşim sarıldı

“Gözlerime bak” dedi, baktım “Seni çok seviyorum. İnan her şey çok güzel olacak”

Cevap vermedim. Eşim gitti ben bulaşıkları yıkadım. Güzel bir parfüm süründüm. Salona giderken aynada kendime bakıp, çeki düzen verdim. Çok hoş görünüyordum gerçekten. Yanlarına gittim. İçeride sadece Mustafa vardı. Gözleri üzerimde dolaşıyordu. Eşim yoktu.

“Mert nerede, banyoya mı gitti?” dedim.

“Hayır Gül…” dedi. “Çıktı. Senin rahat edemeyeceğini, yalnız kalmamızın daha iyi olacağını düşündü çıktı. Ne zaman çağırırsak o zaman gelecek.”

“Deli misiniz siz?” dedim. Hemen kocamı aradım. Acele eve gelmesini istedim. Eşim iki dakika sonra evdeydi. Gerilmişti ikisi de. Ama ben rahattım. Televizyondan bir romantik müzik kanalı buldum, güzel bir müzik yayıldı ortama… Sonra da koltukta oturan kocamın yanına gittim, önünde durdum.

“Ben sen olmadan yapamam aşkım.” dedim. Bacaklarımı iki yana açarak kocamın kucağına oturdum, sımsıkı sarıldım. Ateşli bir şekilde dudaklarına yumulup uzun uzun öpüştüm kocamla…

Dakikalarca öpüştükten sonra kocamın kucağından kalktım, Mustafa’nın karşısında dikildim. Elinden tutup ayağa kaldırdım onu… Slow müziğin ritmine uyarak birbirimize sarıldık, dans etmeye başladık.

Partnerimin boynuna sarıldım, gözlerimi kapattım, heyecandan ölmek üzereydim. Sımsıkı belime sarılmıştı o da… Ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek heyecanla aralanan dudaklarımı ona uzattım, dudaklarımız birleşti.

İnanılmaz bir şeydi. Mustafa’yla öpüşüyorduk. Hem öyle böyle değil… Koparırcasına emiyordum dudaklarını… Dudaklarımızı yiyorduk resmen… Dillerimizi yalıyor dillerimizi emiyorduk. Elleri kalçalarıma kaydı.

Sert başlamıştık, sert devam ediyorduk. Popomu okşuyordu uzun zamandır aradığı bir şeyi yeni bulmuş gibi davranıyordu Mustafa. Kendimi geri çektim. Gülümsedim gözlerine bakıp… Gözleri bir acayip bakıyordu. Azmıştı adam… Koltuğa oturttum onu… Geri döndüm kocamın kucağına oturdum.

Taş gibi olmuştu sertliğini hissediyordum. Deli gibi öpüşüyorduk. Bir eli göğsümde bir eli popomdaydı. Dilini uzattı emdim emdim. O da benim dilimi emdi. Kalktım tekrar… Mustafa’yı gidip tekrar kaldırdım. Öpmeye başladı dudaklarımı. Acıtıyordu ısırıyordu arada. Durdum.

“Biraz sakinleşelim” dedim soluk soluğa… Özür diledi.

Üzerinde kazak vardı çıkardım. Atletini de çıkardım. Vücudu hoştu. Yavaşça dudaklarını öptüm uzun uzun. Dilini emdim. Yanaklarını boynunu emdim biraz. Omuzlarını emdim. Ellerim boş durmuyordu göbeğini karnını göğüslerini okşuyordum. Göğüslerini emiyordum. Çok zevk alıyordu.

Hala ayaktaydık. Arkasını döndürdüm. Ensesini omuzlarını sırtını okşadım, yaladım. Kocam şaşkındı ama umurumda değildi. Hoşuma gidiyordu. Bunları kocama pek fazla yapmam. Ama çıldırtmak istiyordum ikisini de…

Tekrar bana döndü Mustafa. Öpüştük biraz. Okşadık birbirimizi. Geceliğimi çıkarmak istedi. Bıraktırdım. Ben ayarlayacaktım. Pantolonunu çıkardım. Sadece dar bir baksırla kaldı karşımda.

Aleti büyüktü biliyordum. Çok görmüştüm kamerada… Dokunmak istedim ama yapamadım ilk anda… Kocamın penisinden sonra yabancı bir erkeğin penisine dokunamamıştım. Koltuğa oturttum onu. Eşimin yanına gittim.

Eşimi de soydum, o da baksırıyla kalmıştı. Ama onun aletine dokundum. Okşadım biraz külodunun üzerinden. Okşarken de gözlerinin içine bakıyordum. Kocam gözlerini kaçırıyordu. Tedirgin oluyordu. Mustafa’yı kaldırdım, salonunun ortasında durdurdum. Eşime

“Mert, gelsene” dedim. İkisi yan yana duruyorlardı şimdi, bana bakıyorlardı. Kocamın baksırını çıkardım. Onun sikini yalamaya başladım. Diğer elimle Mustafa’nın aletini okşuyordum. Gözlerimi diktim kocama. Kocamın yumurtalarını okşuyordum. O da saçlarımı okşuyor. Başımı bazen bastırıyordu.

Mustafa’ya döndüm. Külodunu indirdim. Kocaman alet yay gibi gerilmiş. Külodun baskısından kurtulunca yerinden fırlamış yay gibi oldu. İki elimle okşadım, sevdim. Gözlerimi kapattım. Dudaklarımın arasında adamın yarağı vardı. Damarlarını hissediyordum. Bir elimle testislerini okşuyordum.

Mustafa da inlemeye başlamıştı. Penisi ağzımda giderek daha da büyümüştü. Ve sertleşmişti iyice. Yavaş yavaş emiyordum. Alabildiğim kadar ağzıma sokuyor tekrar geri çekiliyor tekrar sokuyordum. Arada başını öpüyordum. Çok hoşuma gitmişti.

Mustafa’yı bıraktım kocamınkini ağzıma aldım yalamaya başladım. Kocamınkini daha çok ağzıma alabiliyordum. Bir güzel yaladım onu da. Onları koltuğa oturttum. Karşılarında kıvırarak dans etmeye başladım.

Az sonra üzerimdeki geceliği çıkardım. Kalçalarımı kıvıra kıvıra külodumu da çıkardım. Ayaktaydım. Seksi hareketlerle orta parmağımı ağzıma götürdüm. Bir yarak yalar gibi parmağımı yalıyordum. Sonra iki elimle göğüslerimi okşadım. Arkamı dönüp eğildim. Kalçalarımı iki yana ayırıp deliklerimi gösterdim onlara.

İkisinin de yarakları ellerindeydi. Yaptığım şeylere kocam çok şaşırıyor olmalıydı. Ben de kendime çok şaşırıyordum. İnanılmaz şeyler, pornolarda izlediğim seks sahnelerini doğaçlama yapıyordum.

Erkeklere dönüp yanlarına gittim. Ortalarına oturdum. Mustafa’nın dudaklarına yapıştım. Kocam bacaklarımı okşuyordu. Sonra kocama döndüm. Onu öpmeye başladım.

Ardından ikisinin de aynı şeyleri yapmalarını söyledim. İnanılmaz bir şeydi bu. İkisi de aynı anda kulak memelerimi emiyorlardı. Birer elleriyle bacaklarımı okşuyorlardı. Başımı koltuğa yasladım iyice. Boynumu, omzumu emiyorlardı. Omuzlarımı öpüp yaladılar.

İşte muhteşem anlardan birini yaşıyordum şimdi. Kocam sol göğsümü sevgilim de sağ göğsümü yalıyordu. Delirmeye başlamıştım. İkisinin de ellerini tuttum. Amıma değdirdim ellerini. İkisi de parmaklarını amıma soktular.

Memelerimi yalıyorlardı ve birer parmakları da içimdeydi. Öyle bir zevk alıyordum ki anlatılmaz. Biraz daha devam ettiler buna… Sonra çekildim aralarından. Koltuğun üzerinde ayağa kalktım. Bir ayağımı dizimden kırarak koltuğun üst kısmına dizimi koydum. Öbür bacağımı da Mustafa’nın omzuna koydum. Başı bacaklarımın arasındaydı şimdi, tam amımın hizasında…

Saçlarından tutup başını amıma dayadım. Kilitorisimi dillemeye başladı. Kocam da arkamda, kalçalarımı iki yana ayırıp dilini arka deliğime değdiriyordu. Dayanamıyordum. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum.

Hayvanlar gibi bağıra bağıra boşaldım. Mustafa’nın yüzü ıslanmıştı sularımla. Dudaklarından öptüm. İkisini de ayağa kaldırdım. İkisine de 31 çektiriyordum bir kocamın gözlerine bir sevgilimin gözlerine bakıyordum. Onları da böyle boşaltacaktım önce.

Önce kocam boşalmaya başladı. Ama ne boşalma… İlk defa bu kadar çok boşaldığını görüyordum. Onun şehvetli inlemeleri tahrik etmiş olacak ki, ardından Mustafa da boşaldı. Yüzüm gözüm göğüslerim ellerim her yerim spermlerle dolmuştu.

Aslında eskiden bu bana çok sevimsiz gelirdi. Porno filmlerde izlerken bu görüntü beni rahatsız ederdi. Ama şimdi sınırlarım yoktu sanki.

Banyoya gittik üçümüz birlikte… Önce beni yıkadılar ikisi de. Sonra ben onları sırayla yıkadım. Biraz üşümüştüm. Kurulandık ama giyinmedik. Salona çırılçıplak geçtik birer sigara yakıp verdim kendim de yaktım. Koltuğun bir ucunda sevgilim, bir ucunda kocam oturuyordu.

Başımı kocamın bacaklarının üzerine koydum. Bacaklarım da Mustafa’nın üzerindeydi. Sigara içiyorduk. Arada kocamın dudaklarını öpüyordum. Eliyle göğüslerimi okşuyordu kocam… Mustafa da bacaklarımı, amımı okşuyordu. Üçümüzün yüzünde de tatlı bir gülümseme vardı. Kocam

“Nasıl gidiyor karıcım, hoşuna gidiyor mu?” dedi. Dudaklarına vantuz gibi yapıştım. Çekilip

“Belli olmuyor mu halimden aşkım?” dedim. Gülüşüyorduk.

“Yatakta devam edelim mi, ne dersiniz?” dedim. İkisi de onaylayınca kalkıp el ele tutuşarak yatak odasına gittik. Yatağın ortasına uzandım iki erkeğim de yanlarıma uzandılar. Kocam dudaklarımı öpüyordu. Az sonra yine o muhteşem şeyi yaptılar. İkisi de göğüslerimi yalıyorlardı.

“Hadi bu sefer daha sert olun…” dedim. İnanılmaz derecede zevkli bir şeydi. İki erkek iki yandan göğüslerimi çıldırmış gibi emiyorlar, dudaklarıyla uçlarını çekiştire çekiştire sündürüyorlardı. Bazen acıtıyorlardı ama ben umursamıyordum.

Kocam aşağılara indi. Amımı yalıyordu. Bacaklarımı onun boynuna doladım. Mustafa memelerimi hoyratça okşuyor sırayla emiyordu. Az sonra biraz sakinleştiler. Hareketleri daha sakindi artık ikisinin de… Mustafayla öpüşüyorduk. Elleri boş durmuyor göğüslerimi sıkıştırmaya devam ediyordu. Kocam da amımı yalamaya devam ediyordu. Kocam kalktı.

“Önce hangimiz senin tadına baksın istersin hayatım?” dedi.

“Ben biraz daha sizin tadınıza baksam nasıl olur hayatım?” diyerek doğruldum, yatağın kenarına oturdum. Onlar da karşımda ayakta dikildiler. Kocamın yarağını yalamaya başladım. Bir elimle de Mustafa’nın yarağını okşuyordum. Kocamınkini iyice yaladıktan sonra dönüp Mustafa’nın o kocaman yarağını yalamaya başladım.

Çok hoş bir aleti vardı. Kocamınkinden daha tatlıydı. Farklı değildir diyenler ağzının tadını bilmeyenler bence. Ben de o gece öğrendim. Her yarağın ayrı bir tadı var demek ki dedim kendi kendime ve bundan sonra her yarağın tadına bakmalıyım diye düşündüm.

İkisi de taş gibi olmuşlardı. Yatağa yattım kocama

“Aşkım, gel…” dedim. Artık çok rahattık içimizden geldiği gibi davranıyorduk. Kocam geldi. Bacaklarımı ayırdım beline doladım. Yarağını dayadı amıma, kolayca kaydırdı içime… Tek hamlede sonuna kadar içimdeydi. Çok ıslaktım. Amım onu yakıyordu. Gidip geliyordu kocam.

Mustafa da biraz bizi izledikten sonra dayanamayıp yanımıza geldi. Biraz dudaklarımı emdi. Diz çöküp yarağını ağzıma verdi. Ben de iştahla yalıyordum onu. Ama çok büyüktü. Zorladığımda boğazıma değiyordu. Ama olsun, ona zevk vermek istiyordum.

Mustafa’nın elleri boş durmuyor göğüslerimi de okşuyordu. Çok zevk alıyordum. Kocam hızlı hızlı sikiyordu beni. Mustafa

“Hadi bir pozisyon deneyelim. Çok zevk alacaksın” dedi. Olur deyince kalktık, Mustafa kocamı yatırdı, beni de üzerine ters oturttu. Kocama arkamı dönerek sikinin üzerine oturdum. Mustafa’nın tarifiyle tabi.

Kucağında zıplıyordum. Daha çok hissediyordum kocamı bu şekilde. Bunu yüzlerce kez yapmıştık zaten. İçimden güldüm Mustafa’ya. Mustafa da gelip dudaklarımdan öptü uzun uzun.

“Az sonra yaşayacağın şey için bana teşekkür edeceksin” dedi. Önüme geçti. Beni durdurdu. Kocama “Hadi Mert, sen girip çık şimdi…” dedi.

Ben sabit duruyordum. Kocam içimde gelip gidiyordu. Mustafa’nın ne yapmak istediğini eğildiğinde anladım. Diliyle kilitorisimi yalamaya başladı. Aman tanrım. Bu nasıl bir şeydi. Kendime hakim olamıyordum.

Üst kattakilerin feryatlarımı duymama ihtimali yoktu. Çığlık çığlığa kalmıştım. Kendimi bir türlü frenleyemiyor, kontrol edemiyordum. Bugüne kadar böylesi zevkli bir şey yaşamamıştım gerçekten.

Çılgınlar gibi bir orgazm yaşadım. Sadece iki belki üç dakika sonra, içimde gidip gelen kocamın siki, klitorisimi yalayan Mustafa’nın dili, gecenin üçüncü orgazmını yaşatmaya başladı tekrar. Hiç bu kadar kısa sürmezdi iki orgazmımın arası. Bu çok zevkliydi.

Kocam da dayanamadı, içimden çıktı, kalktım diz çöküp onu yaladım. Yine inanılmaz bir boşalma yaşıyordu kocam. Yine her yerim, ağzım gözüm, memelerim sperm olmuştu. Yorulmuştum. Ama Mustafayı da boşaltmalıydım. Banyoya gidip çarçabuk duş aldım. Kurulanıp geldim.

Yatağın yanında duran koltukta oturuyordu Mustafa… Elinde taş gibi yarağını okşayarak bana bakıyordu beklentiyle… Dizlerimin üzerinde diz çöktüm önünde, olabildiği kadar, sınırlarına kadar sertleştirdim güzel aletini… Kocaman yarak ağzıma sığmıyor ben de zorluyordum.

Kucağına çıktım ama bu sefer ters oturmadım. Dudaklarında dudaklarımı gezdirdim, dilimle yaladım etli dudaklarını… Biraz öpüştüm. Belime sarıldı. O da, ben de artık o yarağın içime girmesini istiyorduk. Biraz sürtündüm. Islanmıştım yine… Yarağını elimle düzelttim.

“Sen dur sevgilim, ben oturayım” dedim.

“Korktun mu?” dedi.

“Evet, çok büyük…” dedim dudaklarımı ısırarak… Gülümsedi.

“Merak etme, rahat alırsın, sen harika bir kadınsın” dedi.

Azıcık oturdum. Durdum, nefes aldım. Başı içimdeydi. Biraz daha oturdum.

“Offf…” diye inledim. Şimdi biraz acımıştı. Aslında ıslaktım. Ama yarağı çok büyüktü Mustafa’mın. Kalkıp inmeye başladım. Birazını alabiliyordum hala. Korkuyordum acıyacak diye… İstemdışı bir şey. Yoksa köküne kadar girmesini istiyordum.

Şimdi azıcık daha fazla oturdum. Her seferinde artırıyordum. Acıyordu ama çok değil. Devam ettim. Sanırım Mustafa dayanamamıştı. Belimden sıkıca sarıldı. Gözlerime baktı. Anladım.

“Tamam sevgilim” dedim. “Nasıl istersen öyle sik beni.”

Birden oturttu beni hızlıca. Keskin bir çığlık attım. Hızlı hızlı girip çıkıyordu amıma. Fena sikiyordu beni. Çok zevk alıyordum.

“Offf aslanım… Sik beni… Daha hızlı… Daha sert… Sik… Hadiii…” diye bağırıyordum. “Ohhh.. Yarrağın harika aşkım… Çok güzel yarrağın var bebeğim… Beni çok mutlu ediyorsun. Aşkım… Sevgilim… Kocacımm… Sik beni Mustafam…”

Alttan deliler gibi vuruyordu. Bir makine gibi hızlı hızlı sikiyordu beni. Tekrar orgazm olmaya başladım. Ama ne orgazm, ne kasılma… Gecenin dördüncü orgazmıydı. Hiç bu kadar boşalmamıştım bir gecede. Böğürüyordum orgazmımı yaşarken. Mustafa

“Ihhh… Boşalmak üzereyim aşkım, geliyorum” diye inledi.

“Boşal sevgilim. İçime boşal aşkım… Merak etme korunuyorum” dedim.

Offf… Spermleri oluk oluk akıyordu içime. Sıcaklığını yoğunluğunu hissedebiliyordum. Sarıldım boynuna öpücüklere boğdum. Dudaklarını yüzünü gözünü öpüyordum. Teşekkürler ettim. Kalktım bir bezle sildim amımı. Kocam karşı koltukta zevkten çıldırmış bir haldeydi. Gittim kocama sarıldım. Onu ne kadar çok sevdiğimi. Bunu bana yaşattığı için minnettar olduğumu söyledim. Sıkıca sarıldık birbirimize.

Duşa girdik hep birlikte. Yine beni yıkadılar ardından sırayla, ben de onları yıkadım. İçeri girdiler. İkisinin de dudaklarından öptüm. Acıkmıştık. Saatler hızlıca akıvermişti. Çay koydum yine, kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Mutfakta çırılçıplak oturup yedik. Sohbet ettik. Herkes memnundu. Üçümüz de çok neşeliydik ve mutluyduk.

Karnımız doyup kendimize gelince, kendimizi tekrar yatağa yattık. Kocama arkamı döndüm. O da bana arkamdan sarıldı. Mustafa önümdeydi, yüz yüze bakıştık, uzun uzun öpüştük. Sabah olmak üzereydi. Uykuya daldık.

Öğlene doğru ben uyandım. Gidip elimi yüzümü yıkadım. Yorgunluğum gitmişti. Tazelenmiş hissettim kendimi… Bir rahatlama vardı üstümde, çok hafiftim. Baktım, benimkiler uyuyorlar. Kalkıp öylece mutfağa gittim çay koydum. Geceden kalan kahvaltı bulaşıkları vardı. Onları yıkadım. Mükellef bir kahvaltı sofrası hazırladım mutfak masasına. Çayı demledim. Ekmek almak gerekiyordu. Kalktım üzerime bir elbise geçirdim. Fırına gittim. Fırındaki tezgahtar kız gülümseyerek,

“Abla çok neşelisin bugün…” dedi. “Gülümsüyorsun, bi tatlılık var yüzünde…”

“Ay ne bileyim her zamanki halim…” deyip çıktım dışarı. Mutluydum demek ki.

Eve gittim üzerimdekileri çıkardım. Aynaya gittim baktım. Yüzüm ayrı bir güzeldi gerçekten. Güldüm kendi kendime. Bir parça margarini bir dilim ekmeğe sürdüm. Bir bardak da çay koydum kendime. Ekmeği yedim hemen bir sigara yaktım.

Mutsuz değildim. Huzursuz değildim. Çok korkuyordum aslında pişman oluruz diye düşünüyordum ama değildim. Umarım kocam da değildir diye geçirdim aklımdan.

Sigaram da çayım da bitmişti. Uyanalı bir saati geçmişti. Yatak odasına girdim. Güneş vuruyordu camdan. İçerisi sıcaktı. Perdeden dışarı baktım. Cumartesi sabahı kimsecikler görünmüyordu. Uyuyordu ikisi de.

Seyrettim biraz onları. Mustafa eli yüzü güzel biriydi. Hoş bir adamdı. Vücudu da hoştu. Aynı yatakta yatıyorlar ya çok komik görünüyorlardı. Çırılçıplaktı ikisi de.aletleri de uyuyordu..

Kocamın yanına gittim dudaklarını öptüm uyanıverdi. Baktı şöyle bir uyku sersemi. Gülümsedi ben de ona gülümsedim. Tekrar öptüm.

“Kahvaltı hazır canım…” dedim.

Kalktı lavaboya gitti. Kapıdan tekrar baktı gülümsedi. Beni rahatlatlatmıştı bu. Her şey çok hassas en ufak şey bizi kırabilirdi. Sanırım kocam da bunun farkındaydı. Mustafa’nın yanına uzandım yüzü bana dönüktü. Bir elimle sarıldım. Dudaklarını öptüm. Tepkisizdi. Uykusu ağırdı demek ki. Alt dudağını araladım dilimle azıcık emdim uyandı. O da sarıldı bana. Uzun uzun öpüştük. Ona da,

“Kahvaltı hazır sevgilim…” dedim.

“Tamam aşkım” dedi. Elimi tuttu, avucumun içini öptü. Mutfağa gidip ekmekleri kızartmaya başladım. Kocam geldi. Duşunu almış, giyinmişti. İki erkek gülümseyerek günaydın dediler birbirlerine, kocam masaya otururken, Mustafa banyoya gitti bu kez… Kocam oturduğu yerden,

“Çiçek gibisin bu sabah” dedi kocam sarıldı öptü. Teşekkür ettim. Kızaran ekmeklere margarin sürüyordum. Yumurtaları da soyarken Mustafa geldi. Hiçbir şeyi elletmedim erkeklerime, beni sikerek mutlu edenlerime hizmet ettim.

Güzel bir kahvaltı yaptık, uzun sürdü. Sohbet ettik güzel güzel, neşeyle… Kimse çekingen değildi. Çok rahattık. Her şey çok iyi gidiyordu. Bulaşıkları yıkadım, onlar çaylarını içmeye devam ettiler. İşim bitince

“Dışarı çıkalım, biraz gezelim olur mu?” dedim kocama ve sevgilime… Kocam olur tabi dedi. Mustafa da istiyordu. Üzerime en dar pantolonumu giydim. Siyah ve likralıydı. Aynadan baktığımda arkamdan külodumun izi belli oluyordu. Daracık bir de tişört giydim. Altımdaki sütyenin dantelleri bile belli oluyordu ondan da… Çıkıp arabaya bindik. Kocam,

“Siz arkaya geçin, bugün şoförünüz ben olayım” dedi.

Yeni bir Avm açılmıştı, oraya gittik. Gidene kadar yan yana, dip dibe oturduk Mustafa’mla, konuştuk, gülüştük, öpüştük, koklaştık. Kocam arada aynadan bize bakıyordu. O da mutluydu, biz de… Büyük bir yerdi. Epey dolaştık vitrinlere baktık. Bir ara Mustafa

“Mert, bu kız fıstık gibi yapmış kendini, elimizden almasınlar sonra?” dedi. Kocam güldü. Ben de

“Valla dikkat edin, sahip çıkın. Kaçırıverirler beni, kalırsınız ortada…” dedim. Gülüşüyor eğleniyorduk. Restoranda yemek yedik. Gülüşüyorduk. Çok hoştu her şey. Çenem düşmüştü sürekli konuşuyordum. Tatlılarımızı da yedik.

Nargilecinin önünden geçiyorduk. İçeri girdik. Ağır bir nargile kokusu sarmış havası ağır bir yer. Tavanı alçak. İlk defa geliyorduk buraya. Her yer duman. Oda gibi ön yüzü açık üç yanı duvar gözler yapmışlar. En sondaki göz boştu. Oraya oturduk. Üç tane nargile getirdi garson. Kocam koridoru gören yere oturdu. Ben karşısına Mustafa çaprazımıza. Sohbet ediyor, çok güzel eğleniyorduk.

Bir ara nargilenin ağızlığını iki elimle tutarak Mustafa’ya diktim gözlerimi ağızlığı yalıyordum. Mustafa dayanamadı, yanıma oturdu. Dudaklarıma yapıştı. Ortam çok rahattı. Gelen olsa kocam zaten görürdü. Biraz öpüştük bacaklarımı göğüslerimi de boş bırakmadı. Ben bir ara elimi Mustafa’nın aletine attım sertleşmişti.

“Yalamak ister misin?” dedi.

“Sorulur mu, tabi istiyorum” dedim. Fermuarını açıyordu ki

“Dur delirdin mi? Yapma” diye atıldım.

“Şaka yaptım Gül, merak etme” diyerek güldü.

“Hadi bakalım, siz azdınız anlaşılan, kalkalım, evimize gidelim” dedi kocam.

Arabaya bindik. Yine aynı şekilde, kocam önde, biz arkadaydık. Mutluluktan başım dönüyordu. Mustafa’nın kucağına yattım. Biraz okşamama kalmadan aleti taş gibi olmuştu hemen… Fermuarını açtım külodunu çekip, aleti elime aldım. Ağzımdaydı. Çok hoşuma gidiyordu. On dakika boyunca yavaş yavaş, sevgiyle okşadım, öptüm, emdim. Öyle dalmıştım ki, kocam,

“Sokağa geldik çocuklar…” diyene kadar devam ettim işime… Kalktım toparlandık. Siteye girip arabayı park ettik. Hep birlikte eve girdik. Kapıyı kapatıp koridorda sarıldım Mustafa’ya. Salona geçtik. Ben çıktım, yatak odasında soyunup makyajımı tazeledim. Çırılçıplak vaziyette tekrar yanlarına geldim.

“Daha soyunmamışsınız siz…” dedim. “Tembellik edecekseniz bileyim”

Gülüştük. Onlar da soyundular. Sikleri kalkmıştı zaten… Mustafa’yla öpüşüyorduk ayakta. Kocam arkamdan sarıldı. Boynumu sırtımı öpüp okşuyordu. Mustafa göğüslerimi emerken kocam da arkamda diz çökmüş, kalçalarımı emiyordu. İnlemelerim artmıştı.

Biraz böyle seviştik. Aralarında kalmış, her yanım okşanıyor, yalanıyordu iki erkek tarafından… Zevkten kendimden geçiyordum. Ardından erkeklerimin aletlerini yalamaya başladım. Biraz birini, biraz diğerini yalıyordum. Birini yalarken diğer elimle de ötekine mastürbasyon yaptırıyordum.

Kocamı koltuğa oturttum. Domaldım önünde, kocamınkini yalıyordum. Mustafa arkama geçer beni siker diye düşünmüştüm ama o altıma yatıp amımı yalamaya başladı. Gayet güzel yalıyordu. Azmıştık iyice üçümüz de…

Kocam geniş koltuğa uzandı, üzerine oturdum. Islanmıştım zaten iyice. Mustafa da ayakta ağzıma verdi. İkisini de mutlu ediyordum. Kocam belime sarıldı. Ben sabittim, kocam alttan hızlı hızlı girip çıkıyordu. Ben ritmi bozmadan Mustafa’yı yalamaya devam ettim. Kocam

“Boşalıcam” dedi. Kalktım. Kocam da ayağa kalktı, sikini yalamaya başladım. Ellerimle ıslak sikini sıvazlıyordum. Kocam birden patlayıverdi. Mustafa’ya dönüp onunkini aldım ağzıma, oda hazırmış zaten… O da boşaldı üzerime… Banyoya gittik yıkandık. Çıplak vaziyette salona döndük.

Birer sigara yaktık. Sigaramdan son bir nefes alıp kül tablasına bastırdım. Oturduğum tekli koltukta iyice yayıldım, ayaklarımı koltuğun iki yanına koyup ayırdım bacaklarımı. Mustafa yan koltuktaydı, hevesle gelip amımı yalamaya başladı. Parmağını da sokuyordu içime yalarken… Çok hoştu.

Yalamayı kesti, doğrulup belime sarıldı, yarağını içime kaydırdı. İlk seferde yarısı içimdeydi. Ve dünkü gibi acımamıştı. Gidip gelmeye başladı. Tamamen içimdeydi. Ben de artık dayanamıyordum. O dizlerinin üstünde, içimde gidip gelirken ben klitorisimle oynuyordum. Bu pozisyonda Mustafa’yı daha çok hissediyordum içimde.

Çok sürmedi orgazm oldum. Sarıldı iyice bırakmadı hızlı hızlı gidip geliyordu içimde. Rahatlamıştım. Sakinleştik. Kocam parlayan gözlerle bizi izleyip durmuştu tüm sevişmemiz boyunca, sikini okşuyordu bir yandan da…

“Hadi yatağa gidelim…” dedim. Yatağa gittik. Yatağa yattı Mustafa. Hemen üzerine oturdum. Daha yangınım geçmemişti. Tekrar içimdeydi. Zıplamaya devam ettim. Kocam arkama geçti. Kalçalarımı ayırdı. Durup bekledim. Mustafa alttan yavaş yavaş girip çıkıyordu içime. Kocam arka deliğimi yalıyordu. Beni deli ediyorlardı yine. Mustafa da boş durmuyor göğüslerimi emiyordu.

Kocam yarağını arka deliğime dayadı. En çok merak ettiğim şeyi yaşamak üzereydim.

“Kreme gerek var mı bebeğim?” dedi. Arka deliğim açılıp kapanıyordu istekle,

“Hayır, biraz ıslatman yeterli…” dedim. Tükürüğüyle ıslattı aletini… Yavaşça giriyordu. Mustafa hareketsizdi. Az sonra tamamen içimdeydi kocam. İkisi de hareketlendi. Sırayla sokuyorlardı. Çığlıklarıma hakim olamıyordum. Mustafa boynuma sarılmıştı. Kocam belimi iki eliyle tutuyordu.

“Sikin beni… Oofff… Çok güzelmiş bu… Beni hep böyle sikin…” diye bağırıyordum. Onlar da çok zevk alıyorlardı. Sanırım bu kadar heyecanlanmam onları da heyecanlandırmıştı. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Kasılmalarımı fark edince onlar da hızlandılar. Kesik kesik kasılıyordum. Mustafa da boşalıyordu.

Bizim boşalmamız bitince kocamınki başladı. İkisi de deliklerime boşalmıştı. Ellerimle içimden süzülen dölleri tutmaya çalışarak kalktım, banyoya girdim. Temizlendim güzelce, tekrar yatak odasına geldim. Üçümüz yan yana uzanıp tekrar sigara yaktık. Kocama sarıldım öptüm dudaklarından.

“Çok zevk aldın karıcım” dedi.

“Evet aşkım. Öyle zevk aldım ki… İnanılmaz güzeldi” dedim minnetle… Hala çırılçıplaktık. Acıkmıştık. Kocam

“Size tost yapayım mı çocuklar?” diye sordu.

“İyi alıştın sen tost yapmaya…” dedim.

Kahkahalarla güldük. Kocam tost yapmaya gitti. Ben Mustafa’nın yanına oturdum. Birer sigara yakmış, sohbet ediyorduk. Başımı göğsüne koydum.

“Aşkım bizi üzecek, bu güzel ilişkiye zarar verecek bir şey yapmazsın değil mi?” dedim.

“Deli misin? Merak etme size zarar verecek bir şey yapmam. Seni kaybetmek istemem ben asla… Beni tanıman lazımdı şimdiye kadar aşkım…” dedi.

“Biliyorum sevgilim… Güveniyoruz sana, zaten güvenmesek iş buraya kadar gelmezdi. Öyle güzel ki her şey, bir terslik olacak diye nedensiz korkuyorum işte…”

Sarıldık birbirimize, öpüştük. İltifatlar ediyordu. Yakışıklı bir adamdı. Cana yakın biriydi. Ve güzel sevişiyordu. Öpüştük okşadık birbirimizi kocam gelene kadar. Karnımızı doyurduk. Sevişme vakti gelmişti yine. Dura dinlene seviştik.

Neler yaptık neler… Yatakta, banyoda, mutfakta, salonda… Bütün evin her yerinde beni aralarında tost yaptılar. Ayakta bile becerdiler aynı anda ikisi birden siktiler beni… İki yarak aynı anda deliklerime girip çıkıyordu. Aman tanrım bu zevklerin en güzeliydi. Yaşadığım en zevkli andı. Bir önümdekiyle öpüşüyordum, bir başımı çevirip arkamdan giren erkekle…

“Harikasınız, İkiniz de harikasınız” diyordum.

Artık deliklerim acımaya başlamıştı. Duşumuzu alıp çırılçıplak yatağa yattık. Çok huzurluydum. Uzun uzun erkeklerimi öptüm. Mustafayı da, kocamı da…

Bu güzel geceler bir yıla yakındır sürüyor. Çok farklı şeyler yaşadık. Kocamsız Mustafa ile bir gece geçirdim bir keresinde… Bir keresinde hep birlikte iki günlük tatil yaptık. Abarttık, kalkıp Mustafa’nın evine gezmeye gittik, bir gün kaldık aile ziyareti gibi. Yani Mustafa’nın karısıyla da tanıştık.

Hayat o kadar güzel ki… Beni seven, bana hayran iki erkeğin arasında… İki anlayışlı, sevecen erkeğin birden karısı olmak… Sevişmek onlarla… Doyamıyorum bir türlü…

www.esohbetim.com

ESohbetim 86 okunma
Cevap bırakın
alt dalga
Aç / Kapat

Yayındaki Dj:   &   Çalan Parça:

Ses 50